
Uzun yıllar bir çevre kirleticisi olarak bilinen hep var olan ama yeni fark edilen hani derler ya “boyundan büyük işler başaran” bu küçük molekül öyle mucize işler yapmakta ki şaşırırsınız. NO bir çevresel kirleticisi olarak değil ama hangi organizma olursa olsun görev aldığı birçok fizyolojik olayda başarılı sonuçlara neden olmuştur. 1992 yılında Science dergisi tarafından “Yılın Molekülü” seçilmiş ve 1998 yılında Ferid Murad, Louis J. Ignarro ve Robert Furchgott adlı 3 araştırıcıya nobel ödülü kazandırmıştır. Bu araştırmacıların nobel ödülü almasından sonra NO molekülü özellikle temel ve klinik tıp bilimlerinin hatta tüm biyolojik bilimlerin ilgi odağına yerleşmiştir. Bu araştırmacıların yapmış oldukları çalışmaların sonunda damar kaslarınınn gevşemesine neden olan bu maddeye “Endotel Kökenli Damar Gevşetici Faktör (Endothelium-Derived Relaxing Factor, EDRF)” adı verilmiştir. Bundan sonra Ferid Murad, Louis Ignarro ve ekibi, nitrodilatörler ve nitrik oksitle çalışırken bu maddelerin cGMP ile ilişkili olarak düz kasları gevşettiği bulgusuna ulaşınca EDRF nin NO olduğu ortaya çıkmıştır. Artık endotel kaynaklı NO, hem hayvanlarda hemde insanlarda sürekli damar gevşetici etki yaparak damarın duvar gerginliğinin fizyolojik düzenleyicisi olduğu ortaya konmuştur. Haberci Nörotransmitter grubu olan nitrik oksitin yapılan bilimsel araştırmalarda şu hastalıklarda etkisi kanıtlanmıştır.
- Kardiyovasküler Hastalıklar:
- Ateroskleroz
- Esansiyel Hipertansiyon
- Koroner Arter Hastalığı ( KRONER DAMAR HASTALIKLARI )
- Anjina Pektoris
- Kalp Yetmezliği
- Pulmoner Hipertansiyon ( YÜKSEK TANSİYON )
- Nörolojik Hastalıklar:
- Alzheimer Hastalığı
- Parkinson Hastalığı
- Huntington Hastalığı
- Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS)
- İskemik İnme
- Metabolik Hastalıklar:
- Diabetes Mellitus (Diyabet)
- İnsülin Direnci
- Metabolik Sendrom
- Diğer Hastalıklar:
- CİNSEL SAĞLIK PROBLEMLERİ
- EREKTİL DİSFONKSİYON ( SERTLEŞME PROBLEMİ )
- KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI
Ateroskleroz: Endoteliyal nitrik oksit sentaz (eNOS) aktivitesindeki azalma ve NO biyoyararlanımındaki düşüş, endotel disfonksiyonunun temelini oluşturur ve aterosklerozun erken evrelerinden itibaren önemli bir rol oynar. Yetersiz NO üretimi, vazodilatasyonun bozulmasına, lökositlerin endotelyuma yapışkanlığının artmasına ve düz kas hücrelerinin proliferasyonuna katkıda bulunarak aterom plaklarının oluşumunu ve ilerlemesini tetikler. Oksidatif stresin artması da NO’yu inaktive ederek bu süreci daha da kötüleştirebilir.
Referans:
Lüscher, T. F., Creager, M. A., Beckman, J. A., & Cosentino, F. (2020). Endothelial Dysfunction. Circulation, 141(11), e726-e744. (Bu derleme makalesi, endotel disfonksiyonunun aterosklerozdaki merkezi rolünü ve NO’nun önemini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır.)
Esansiyel Hipertansiyon: NO’nun kan basıncının düzenlenmesindeki kritik rolü bilinmektedir. Esansiyel hipertansiyonun patogenezinde, özellikle renal NO üretimindeki azalma ve NO’nun vazodilatör etkisine karşı direnç gibi durumlar önemli rol oynar. Genetik faktörler ve çevresel etkileşimler de NO sistemini etkileyerek hipertansiyon gelişimine katkıda bulunabilir.
Referans:
Touyz, R. M. (2018). Reactive oxygen species and vascular dysfunction in hypertension–clinical significance and therapeutic implications. Antioxidants & Redox Signaling, 29(11), 1156-1167. (Bu makale, oksidatif stresin hipertansiyonda NO biyoyararlanımını azaltarak vasküler disfonksiyona katkısını tartışmaktadır.)
Koroner Arter Hastalığı ve Anjina Pektoris: Koroner arterlerde NO üretimindeki veya biyoyararlanımındaki azalma, vazokonstriksiyona ve miyokardiyal iskemiye yol açabilir. NO’nun anti-trombosit ve vazodilatör etkilerinin kaybı, anjina ataklarının sıklığını artırabilir ve akut koroner sendrom riskini yükseltebilir.
Referans:
Bugger, H., & Münzel, T. (2005). Importance of NAD(P)H oxidase for vascular dysfunction in coronary artery disease. Current Opinion in Cardiology, 20(6), 457-464. (Bu makale, NAD(P)H oksidazın koroner arter hastalığında oksidatif stresi artırarak NO biyoyararlanımını nasıl azalttığını açıklamaktadır.)
Kalp Yetmezliği: Kalp yetmezliğinin patofizyolojisi karmaşıktır ve NO sistemindeki dengesizlikler önemli bir rol oynar. Başlangıçta NO üretimi kompansatuar olarak artabilirken, ilerleyen evrelerde NO biyoyararlanımındaki azalma, ventriküler yeniden yapılanmayı, art yükü ve hastalığın ilerlemesini kötüleştirebilir.
Referans:
Hare, J. M., & Stamler, J. S. (2005). Nitric oxide in the failing heart. Circulation Research, 96(6), 683-692. (Bu makale, kalp yetmezliğinde NO’nun karmaşık rolünü ve farklı evrelerdeki etkilerini detaylı bir şekilde incelemektedir.)
Pulmoner Hipertansiyon: Pulmoner vasküler yatakta NO üretimindeki veya sinyalizasyonundaki bozukluklar, pulmoner vazokonstriksiyona ve pulmoner hipertansiyona katkıda bulunur. Özellikle endoteliyal NO sentaz (eNOS) fonksiyonundaki defektler ve NO’ya karşı artan yıkım bu durumda rol oynayabilir.
Referans:
Giaid, A., Saleh, D. (1995). Reduced expression of endothelial nitric oxide synthase in the lungs of patients with pulmonary hypertension. New England Journal of Medicine, 333(4), 214-221. (Bu klasik çalışma, pulmoner hipertansiyonlu hastaların akciğerlerinde eNOS ekspresyonunun azaldığını göstermiştir.)
Nörolojik Hastalıklar:
Alzheimer Hastalığı: NO’nun nöronal fonksiyonlardaki düzenleyici rolü ve vasküler sağlığa olan katkısı göz önüne alındığında, NO disfonksiyonunun Alzheimer hastalığının patogenezinde yer aldığına dair kanıtlar artmaktadır. NO üretimindeki dengesizlikler, nöroinflamasyonu, oksidatif stresi ve serebral kan akımını etkileyerek hastalığın ilerlemesine katkıda bulunabilir.
Referans :
Nathan, C., & Ding, A. (2010). SnapShot: Reactive nitrogen intermediates. Cell Metabolism, 12(5), 526-526. (Bu kısa derleme, reaktif nitrojen türlerinin nörodejeneratif hastalıklardaki potansiyel rolüne dikkat çekmektedir.)
Parkinson Hastalığı: NO’nun dopaminerjik nöronlar üzerindeki etkileri ve oksidatif stresle olan ilişkisi, Parkinson hastalığının patogenezinde NO disfonksiyonunun rol oynayabileceğini düşündürmektedir. NO’nun aşırı üretimi veya nitrozatif stresin artması, nöronal hasara katkıda bulunabilir.
Referans:
Bredt, D. S. (1999). Endogenous nitric oxide synthesis: biological functions and pathophysiology. Free Radical Research, 31(6), 577-596. (Bu makale, NO’nun sinir sistemindeki çeşitli fonksiyonlarını ve disfonksiyonunun patolojik süreçlere katkısını genel olarak ele almaktadır.)
Huntington Hastalığı: Huntington hastalığında da NO metabolizmasındaki anormallikler ve artan oksidatif/nitrozatif stresin nörodejenerasyona katkıda bulunduğu öne sürülmektedir.
Referans:
Browne, S. E., Ferrante, R. J., & Beal, M. F. (1997). Oxidative stress in Huntington’s disease. Brain Pathology, 7(3), 663-677. (Bu makale, Huntington hastalığında oksidatif stresin rolünü tartışırken, NO ile ilişkili mekanizmalara da değinmektedir.)
Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS): ALS patogenezinde oksidatif stresin ve nöroinflamasyonun rolü iyi bilinmektedir. NO’nun bu süreçlerdeki karmaşık etkileşimleri ve NO sentaz enzimlerinin aktivitesindeki değişiklikler, hastalığın ilerlemesine katkıda bulunabilir.
Referans :
Vejasová, M., Kováčechová, M., & Malík, P. (2018). The role of nitric oxide in amyotrophic lateral sclerosis. Frontiers in Neuroscience, 12, 957. (Bu makale, ALS’de NO’nun potansiyel rolünü ve terapötik hedeflerini özetlemektedir.)
İskemik İnme: Serebral iskemi sırasında ve sonrasında NO üretimindeki dengesizlikler ve oksidatif stresin artması, nöronal hasarı şiddetlendirebilir. NO’nun vasküler düzenleyici ve potansiyel nöroprotektif etkilerindeki kayıp, inme sonrası sekellerin artmasına yol açabilir.
Referans:
Iadecola, C. (1997). Role of nitric oxide in the regulation of cerebral microcirculation. Progress in Neurobiology, 52(4), 325-342. (Bu makale, NO’nun serebral mikrosirkülasyondaki rolünü ve iskemik koşullardaki etkilerini ele almaktadır.)
Metabolik Hastalıklar:
Diabetes Mellitus (Diyabet) ve İnsülin Direnci: Hiperglisemi, endotel fonksiyonunu bozarak NO biyoyararlanımını azaltır. Bu durum, diyabetin vasküler komplikasyonlarının (retinopati, nefropati, nöropati, kardiyovasküler hastalıklar) patogenezinde merkezi bir rol oynar. İnsülin direnci de benzer mekanizmalarla NO disfonksiyonuna katkıda bulunabilir.
Referans:
Muniyappa, R., Sowers, J. R. (2013). Role of nitric oxide in the pathogenesis of cardiovascular complications of diabetes mellitus. Cardiovascular Diabetology, 12(1), 71. (Bu makale, diyabette NO’nun kardiyovasküler komplikasyonlardaki rolünü detaylı olarak incelemektedir.)
Metabolik Sendrom: Obezite, dislipidemi ve hipertansiyon gibi bileşenleri olan metabolik sendromda da NO biyoyararlanımı genellikle azalmıştır ve bu durum, artan kardiyovasküler riskin önemli bir nedeni olarak kabul edilir. İnflamasyon ve oksidatif stres, NO’nun inaktivasyonuna ve endotel disfonksiyonuna katkıda bulunur.
Referans :
Niebauer, J., Schindler, R., Endres, H. G. (2004). Endothelial dysfunction in patients with metabolic syndrome. Atherosclerosis, 173(1), 1-5. (Bu makale, metabolik sendromlu hastalarda endotel disfonksiyonunu ve NO’nun rolünü tartışmaktadır.)
Erektil Disfonksiyon: Penisin ereksiyonu, nitrik oksitin kavernozal düz kaslarda vazodilatasyon sağlamasıyla yakından ilişkilidir. NO üretimindeki veya sinyalizasyonundaki bozukluklar, özellikle vaskülojenik erektil disfonksiyonda önemli bir rol oynar.
Referans :
Burnett, A. L., Lowenstein, C. J., Bredt, D. S., Chang, T. S., & Snyder, S. H. (1992). Nitric oxide: a physiologic mediator of penile erection. Science, 257(5068), 401-403. (Bu temel çalışma, NO’nun penil ereksiyondaki fizyolojik rolünü göstermiştir.)
Preeklampsi: Gebelikte ortaya çıkan hipertansiyon ve proteinüri ile karakterize preeklampsinin patogenezinde endotel disfonksiyonu ve NO biyoyararlanımındaki azalma önemli bir rol oynar. Plasental iskemi ve artan oksidatif stres, NO üretimini olumsuz etkileyebilir.
Referans i:
Roberts, J. M., Pearson, G. D., Bakris, G. L., Lindheimer, M. D., Realini, J. P., & Bernstein, I. M. (2003). Report of the National High Blood Pressure Education Program Working Group on High Blood Pressure in Pregnancy. American Journal of Obstetrics and Gynecology, 189(1), S1-S22. (Bu kılavuz, preeklampsinin patofizyolojisinde endotel disfonksiyonunun önemini vurgulamaktadır.)
Kronik Böbrek Hastalığı: Böbrekler NO üretiminde ve metabolizmasında rol oynar. Kronik böbrek hastalığında NO disfonksiyonu, hipertansiyon, anemi ve kardiyovasküler komplikasyonlar gibi durumların gelişimine katkıda bulunabilir. Üremik toksinlerin birikimi ve oksidatif stres, NO sistemini olumsuz etkileyebilir.
Referans:
Vallance, P., & Leone, A. (2001). The arginine-nitric oxide pathway in the kidney and its role in the control of renal function and blood pressure. Kidney International, 60(S78), S40-S43. (Bu makale, böbrekteki NO yolunun fizyolojik rolünü ve kronik böbrek hastalığındaki disfonksiyonunu ele almaktadır.)
Bu genişletilmiş liste ve örnek referanslar, nitrik oksit disfonksiyonunun çeşitli hastalıkların patogenezindeki yaygın ve önemli rolünü göstermektedir. Her bir hastalıkta NO’nun spesifik mekanizmaları ve etkileşimleri hala aktif araştırma konularıdır.
